Diyarbakır, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve zengin kültürel mirası sayesinde dikkat çekici eserler barındıran bir şehir. Son günlerde, Diyarbakır'daki Saint George Kilisesi'ne dair tartışmalar yeniden alevlendi. Kilisenin, bazı kaynaklarda hamam olarak kullanıldığı iddiaları kamuoyunda geniş bir yankı bulmuştu. Ancak, yeni ortaya çıkan bir kitabe, bu iddiaları çürütmeyi başardı. Bu gelişme, hem tarihçilerin hem de din tarihine ilgi duyanların dikkatini çekti.
Geçtiğimiz haftalarda yapılan kazılar sırasında, Saint George Kilisesi'nin içinde bulunan bir kitabe gün yüzüne çıkarıldı. Kitabede, kilisenin inşa edildiği döneme dair önemli bilgiler yer alıyor. Araştırmacılar, bu kitabenin, kilisenin geçmişini ve kullanım amacını aydınlatan en önemli belge olduğunu vurguluyor. İçeriği yanında, kitabenin yazılış biçimi de tarihi dokusunu gözler önüne seriyor. Üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, kitabenin M.S. 5. yüzyıla tarihlendiği belirlenmiş. Bu dönemde, Hristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte, kiliselerin dini yapı olarak ön plana çıktığı biliniyor.
Kitabenin içeriği ise oldukça dikkat çekici. Saint George Kilisesi'nin herhangi bir dönemde hamam olarak kullanılmadığını açıkça dile getiren ifadeler mevcut. Bu durum, daha önceki yanlış anlamaların ve spekülasyonların sona ermesini sağlıyor. Uzmanlar, kilisenin tarihi ve mimari yapısı incelendiğinde, bir ibadet mekânı olmanın yanında sosyal ve kültürel bir merkez olarak işlev gördüğünü belirtiyor. Dolayısıyla, buranın hamam olarak kullanıldığına dair iddiaların temelsiz olduğu anlaşılıyor.
Diyarbakır'daki bu buluş, yalnızca kilisenin tarihini aydınlatmakla kalmıyor; aynı zamanda bölgedeki tarihi mirasa olan ilginin artmasına da yol açıyor. Uzman tarihçiler ve arkeologlar, bu tür keşiflerin, tarihi yapılar arasındaki eşsiz bağlantıları ortaya koyduğunu ifade ediyor. Saint George Kilisesi, Hristiyanlık öncesi ve sonrası dönemdeki pek çok tarihi olaya tanıklık etmiş bir yapı olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla, bu kitabe, sadece yerel değil, uluslararası anlamda da büyük bir kıymete sahip.
Kentte daha önceki dönemlerde yapılan kazılar da önemli bulgular ortaya çıkarmıştı. Bu yeni kitabenin bulunması, bölgedeki arkeolojik çalışmaların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yerel yetkililer, bu buluş sayesinde Diyarbakır'ın tarihi yapılarının korunması ve tanıtılması konusunda daha büyük bir motivasyon kazanacaklarını düşünüyor. Turizm açısından da büyük umutlar doğuran bu olay, ziyaretçilerin kente olan ilgisini artırabilir. Turistik gezi rotalarına eklenen bölgeler, özellikle tarih ve kültür meraklılarının ilgi odağı haline geliyor.
Sonuç olarak, Diyarbakır'da bulunan Saint George Kilisesi'ni hamam olarak kullanıldığına dair iddiaları çürüten kitabe, bölge tarihine önemli bir katkı sağlıyor. Kültürel mirasın korunmasına yönelik çabaların bu tür keşiflerle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Saint George Kilisesi, yalnızca bir ibadet yeri değil, aynı zamanda tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin kesişim noktası olma özelliğini sürdürecek. Bu önemli kitabın durumu, hem akademik çevrelerde hem de halk arasında büyük bir merak uyandırmayı sürdürüyor. Şimdi, gözler bu keşfin ardından yapılacak yeni kazı ve araştırmalarda.